|
KARAÇAY-MALKAR
TÜRKÇESİNDE DEYİMLER
sabanına
taş at-:
“tarlasına taş atmak”
(beddua
etmek)
sabırlıgı
taşha baylangan:
“sabrı taşa bağlanmış”
(metanetli,
dayanıklı, sabırlı)
sabiylerin
külge kuy-:
“çocuklarını küle dökmek”
(çocuklarını
öksüz bırakmak)
sanavu
tavusulgan:
“miktarı tükenen”
(ölüm
vakti yaklaşan)
sarı
cavça cagılgan:
“tereyağı gibi sürülen”
(yumuşak
huylu, tatlı dilli)
sarı
suv bol-:
“sarı su olmak”
(güçsüz
olmak, gücü tükenmek)
sırt
bur-:
“sırt çevirmek”
(dostluğu
bozmak, sırt çevirmek)
sırtı
bla kayt-(kora-):
“sırtıyla dönmek”
(ölmek)
sırtına
tük çık-(ur-):
“sırtında tüy çıkmak”
(rahatlamak,
rahata ermek, ferahlık bulmak)
sırtından
kayişlik al-: “sırtından kayışlık almak”
(kötülük
yapmak, zarar vermek)
sokur
ırıshı:
“kör rızk”
(çalışmadan
kazanılan para, mal, eşya)
sokur
satuv:
“kör ticareti”
(bakmadan
satın almak)
söz
bol-:
“söz olmak”
(tartışmak,
münakaşa etmek)
sözü
cer car-:
“sözü yer yarmak”
(acı
konuşmak)
sözün
avzuna aşama-:
“sözünü ağzına yememek”
(yalan
söylememek)
suv
azıgı bol-:
“su azığı olmak”
(ziyan
olmak)
suv
boynuna eltib suv içirmey kaytar-: “ırmak kenarına götürüp su
içirmeden döndürmek”
(hile
ile yenmek)
suv
kuygança bol-:
“su dökmüş gibi olmak”
(üzülmek,
kederlenmek)
suv
örge baradı deb turgan:
“ırmak yukarı akıyor deyip duran”
(aksi,
ters, inatçı)
suv
tilegenge bal bergen:
“su dileyene bal veren”
(cömert,
eli açık, gönlü zengin)
suvga
balta bla çab-:
“suya baltayla saldırmak”
(olmayacak
bir iş için uğraşmak, didinmek)
suvga
kirib kurgak çıkgan:
“suya girip kuru çıkan”
(kurnaz,
hilekar, yağ gibi üste çıkan)
suvuk
kan al-: “soğuk kan almak”
(hınç
beslemek, kinlenmek)
suvutmay
cetdir-:
“soğutmadan yetiştirmek”
(dedikoduyu
hemen ulaştırmak)
sülevsin
tırnakça karış-:
“vaşak pençesi gibi yapışmak”
(söylediği
sözden dönmemek)
|