|
KARAÇAY-MALKAR
TÜRKÇESİNDE DEYİMLER
öfüre-çöfüre: “üfleye-püfleye”
(önemsiz,
ehemmiyetsiz, eften püften, bayağı; manasız, yersiz)
ögüznü
bıçakga tarthanlay:
“öküzü bıçağa çekmek gibi”
(sonra
yapılacak işi önce yapmak)
ögüznü
soya kelib kuyrugunda bıçak sındırganlay: “öküzü yüzüp yüzüp kuyruğunda
bıçak kırmak gibi”
(bir
işi yaparken en sonunda bozmak, berbat etmek)
ögüznü
ullusu bavdan çıkdı degenley:
“öküzün büyüğü
ahırdan çıktı demek gibi”
(ilginç
haberin en sonda söylenmesi)
ölüb
koramagan, savdan carımagan:
“ölüp yok olmayan sağlığında
refaha ulaşamayan”
(kimseye
bir hayırı dokunmayan)
ölür
otları canma-:
“ölecek ateşleri yanmamak”
(birbirine
düşman olmak, anlaşamamak)
öpke
bla bavur ortasına kol suk-:
“akciğer ile karaciğerin
arasına el sokmak”
(arkadaşların
yada akrabaların arasına düşmanlık, soğukluk sokmak)
öpkesi
tur-:
“ciğeri kalkmak”
(nefes
alamamak, gücü tükenmek)
öpkesin-bavurun
tök-:
“akciğerini-karaciğerini dökmek”
(sağlığını
düşünmeden çalışmak, didinmek)
öpkesine
cetdir-:
“ciğerine değdirmek”
(çok
kızdırmak, öfkelendirmek)
öpkesine
ötdür-:
“ciğerine geçirmek”
(çok
kızdırmak.)
ötü
avzuna tüş-:
“ödü ağzına düşmek”
(ödü
patlamak, korkmak, korkaklaşmak)
ötü
tabanında bolgan:
“ödü topuğunda olan”
(korkak)
özden
til:
“asilzade dili”
(seçkin
dil, güzel dil)
özengileri
birbirine tiye bar-:
“üzengileri birbirine
değerek gitmek”
(bir
işte ortak olmak, beraber hareket etmek)
|