Giriş
Çeçenistan'ın Petrol Rezervleri
ve Rusya
Bakü-Novorossisk Boru Hattı ve Çeçenistan
Çeçenistan'da Mashadov Dönemindeki
Gelişmeler ve İkinci Çeçen-Rus Savaşı
27 Ocak 1997'de Çeçenistan
halkı, savaş sonrası dönemin ilk devlet başkanlığı
ve parlamento seçimleri için sandık başına gitti.
Gerilla lideri Şamil Basayev ile Aslan Mashadov arasında
çekişmeli geçen seçimlere İslâmî düzeni savunan
Movladi Udugov ile Dudayev'in baş yardımcısı Zelimhan
Yandarbiyev de katıldı. Seçimleri 72'si Avrupa Güvenlik
ve İşbirliği Teşkilâtı'ndan olmak üzere yüz kadar
uluslar arası gözlemci izledi. 27 Ocak 1997'de yapılan
cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde Aslan
Mashadov yüzde 60 oy oranıyla cumhurbaşkanı seçildi.
Seçim
sonrası dönemde Çeçenistan arzu ettiği istikrara kavuşamadı.
Cumhurbaşkanı Aslan Mashadov ile Şamil Basayev, Movladi
Udugov ve Salman Raduyev arasındaki siyasî mücadele Çeçenistan'ı
bir iç savaşın eşiğine getirdi. Çeçenistan'daki gelişmeler
komşu Kafkas cumhuriyetlerini de kaygılandırdı. Ocak-Şubat-Mart
1998 tarihlerinde Dağıstan, Kuzey Osetya ve İnguşetya
cumhuriyetlerinin cumhurbaşkanlarının Kabardin-Balkar
Cumhuriyeti’nin başkenti Nalçik'te düzenledikleri
toplantılarda Çeçenistan yönetiminin bölgede uyguladığı
siyasî gelişmeler değerlendirildi. Bu toplantılarda şiddet
yanlısı ve saldırgan tutumu sebebiyle Salman Raduyev'in bölgede
gerçekleştirdiği operasyonlar ele alındı. Avrupalı basın
mensuplarını ve Kızılhaç görevlilerini hedef alan kaçırma
eylemleri görüşüldü. Ayrıca Salman Raduyev'in Çeçen
halkının bağımsızlığı için mücadele eden bir lider
olma yönünde izlediği eylemler ile Çeçenistan'ın Rusya
Federasyonuna yönelik terörist faaliyetleri değerlendirildi.
Toplantıların sonucunda Kafkasya'daki diğer özerk
cumhuriyetler olarak Çeçenistan yönetiminin gerginlik
yaratıcı politik çizgisini değiştirmesi ve Salman
Raduyev'in susturulması hâlinde Çeçenistan'a her türlü
desteğin verileceği açıklandı.
1998 yılının Nisan ayında Şamil
Basayev “Çeçenistan ve Dağıstan Halkları Kongresi”ni
düzenleyerek her iki cumhuriyetin bağımsız bir Kuzey
Kafkasya devleti kurmak üzere birleşmelerini istedi.
1998 Haziran ayında Gudermes'te radikal
dinci Vahabîler ile güvenlik güçleri arasında çıkan
ve 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan silâhlı çatışma
Çeçenistan'da radikal dinci Vahabîlerin faaliyetlerini gündeme
getirdi.
Çeçen-Rus savaşında Çeçen saflarında
çarpışan ve Çeçenistan'da üç terörist eğitim kampını
idare ettiği ileri sürülen Ürdünlü gerilla lideri
Hattab komutasındaki gerillalar Çeçenistan'da İslâmî
terör hareketlerini başlattılar.
1998 Temmuz ayı ortalarında Çeçenistan'da
bir darbe ihtimalinden söz eden Mashadov radikal İslâmcı
Vahabî örgütlerinin faaliyetlerini yasaklayarak Çeçenistan'da
kısmî sıkıyönetim başlattı. Mashadov'un Vahabî örgütlerine
karşı tavır alması, bu örgütleri destekleyen Dışişleri
Bakanı Movladi Udugov ile arasında bir gerginlik doğmasına
yol açtı.
Bu arada Salman Raduyev ile Şamil Basayev
arasındaki çekişmeler de Çeçenistan'ı olumsuz gelişmelere
sevketti. Basayev'in önderliğindeki Çeçenistan ve Dağıstan
Halkları Kongresi Mashadov iktidarını oldukça rahatsız
etti. Radikal İslâmcı Vahabîlerin iktidardaki koruyucusu
olarak bilinen Udugov ile Mashadov arasındaki ilişkiler de
bu gelişmeler neticesinde bozuldu. Rusya ile bütün ilişkilerin
kesilmesini isteyen Basayev ile Moskova'ya karşı terörist
eylem hazırlığında olan Raduyev de Mashadov iktidarını
rahatsız etmeye başladı.
Bu gelişmeler neticesinde 23 Temmuz
1998'de Mashadov'a Grozni'de bombalı bir suikast düzenlendi.
Suikastten yaralı olarak kurtulan Mashadov "Çeçenistan'ın
istikrarını bozmak isteyen güçlerin din etkenini kullandıklarını"
açıkladı.
Çeçenistan'da faaliyet gösteren Vahabîler
21 Ağustos 1998'de Dağıstan'ın en üst derecedeki İslâmî
lideri Müftü Seydmuhammed Haci Ebubekirov'u öldürmekle
suçlandılar. Rusya ile uyum içinde işleyen Kafkasya'daki
geleneksel İslamî kuruluşlarla, Rusları Kafkasya'dan
kovmayı hedefleyen Vahabîler arasında sürtüşme ve çatışmalar
giderek büyüdü.
Aslan Mashadov Zelimhan Yandarbiyev’in
Vahabizm’in Çeçenistan’daki kışkırtıcısı olduğunu
ilân ederek onun halkın bir bölümünü başkaldırmaya
teşvik ettiğini söyledi. Yandarbiyev’in devlet karşıtı
faaliyetlerinin bazı Ortadoğu ülkelerinin gizli
servisleri tarafından yönlendirildiğini ileri süren
Mashadov Çeçen ailelerinden illegal ordu birliklerine katılan
çocuklarını evlerine döndürmelerini istedi.
Ancak muhalefetin baskıları sonucunda
Aslan Mashadov Çeçenistan'da şeriat düzenine geçildiğini
ilân etti. Hemen ardından bir kararnameyle devlet başkanlığı
yardımcılığı makamı ile parlamentoya tanınan yasamaya
ilişkin imtiyazları kaldırdı ve hükûmeti askıya aldı.
Bunun üzerine Çeçenistan parlamentosu, ülkenin şeriat
kanunlarına göre yönetilmesi çerçevesinde, Devlet Başkanı
Aslan Mashadov'un milletvekillerinin yasamaya ilişkin
imtiyazlarını kaldıran kararnamesini iptal eden bir kararı
onayladı.
Çeçenistan'da şeriat yönetimi ilân
edildikten sonra parlamento yerine oluşturulan Devlet Şurası'nın
ilk toplantısına Şamil Basayev, Zelimhan Yandarbiyev,
Movladi Udugov gibi bütün muhalif askerî-politik liderler
dâhil edilirken, Mashadov'un en radikal muhalifi olan
Salman Raduyev'e üyelik verilmemesi dikkat çekti. Devlet
Şurası'nın 12 Şubat 1999'daki ilk toplantısında Çeçenistan'ın
tam şeriat yönetimine geçtikten sonra izleyeceği iç ve
dış politika gündeme getirildi.
20 Şubat 1999'da Devlet Şurası'nın iki
günlük toplantısının ardından Şura başkanlığına
Şamil Basayev seçildi. "Emir" unvanını alan
Basayev'in başında olduğu Şura şeriat hükümlerine göre
kuruldu ve bu organın, Çeçen Cumhuriyeti’nin iç ve dış
politikasından sorumlu en yüksek makam olacağı
bildirildi.
Şura'nın Aslan Mashadov'un Devlet Başkanlığını
feshederek cumhuriyetin liderliğine Şamil Basayev'in geçmesini
hedefleyen yeni düzenlemelerine parlamento karşı çıktı.
Şura üyeleri ise Çeçenistan'da şeriata geçilmesiyle
birlikte Devlet Başkanlığı, Devlet Başkan Yardımcılığı
ve Parlamentonun feshedileceğini, cumhuriyet anayasasının
geçersiz olduğunu açıkladılar. Şura üyeleri,
Basayev'in lider olarak atanmasına rağmen, bir imamın en
üst düzeyde yönetici olarak atanması gerektiğini
belirttiler. Mashadov ise bu gelişmeler karşısında yine
de devlet başkanlığı makamını feshetmedi, ancak şeriat
anayasasının hazırlanmasıyla eski anayasanın geçersiz
olacağını ilân etti.
Şura Başkanlığına seçilen Şamil
Basayev 24 Şubat 1999'da Aslan Mashadov'un Rusya yanlısı
olduğunu ima eden bir açıklama yaparak, Mashadov'un
Devlet Başkanlığı görevinden çekilmesini talep etti.
Mashadov'un Çeçenistan'da şeriat ilân etmesinin aslında
Şura'nın yaptığı baskılar sonucunda gerçekleştiğini
ileri süren Basayev, cumhuriyetin bütün önemli siyasî
ve askerî isimlerinin Şura üyesi olduklarını
belirterek, yakında kurulacak Şeriat Mahkemesinde yargılamalara
başlayacaklarını açıkladı.
1 Mart 1999 tarihinde Çeçenistan'da yayın
yapan "Kafkas" adlı televizyon kanalından bir açıklama
yapan Basayev, Mashadov'un Rusya İçişleri Bakanı Sergey
Stepaşin ile gizli bir görüşme yaparak Rusya ile iktidarını
korumak amacıyla ortaklık başlattığını ileri sürdü.
Kendisine bağlı komutanlara ve sivil liderlere "beklenmedik gelişmelere hazır olun" çağrısı yapan
Basayev, Mashadov'un derhal istifa etmesini ve Devlet Başkanlığı
makamının feshedilmesini istedi.
Bu arada, 1999 yılı Mart ayı başlarında
Rusya-Çeçenistan sınırında meydana gelen ve üç Rus
polisinin ağır yaralanmasıyla sonuçlanan çatışmalar
ve bir Rus generalinin Grozni'de Çeçenler tarafından kaçırılması
Çeçenistan ile Rusya arasındaki durumu gerginleştirdi.
Şamil Basayev'in savaşı Çeçenistan topraklarının dışına
yaymayı hedeflediğini iddia eden Rus basınında çıkan
haberler, Çeçenlerin Rus cumhuriyet ve bölgelerine karşı
savaşa hazırlandıklarını ileri sürdü.
Rusya İçişleri Bakanı Sergey Stepaşin,
Rus general Şpigun'un Şamil Basayev tarafından kaçırıldığını
ileri sürerek Çeçenistan'a sıkı ekonomik ambargo
uygulayacaklarını, gerekirse güç kullanacaklarını söyledi.
Çeçen-Rus sınırındaki özel birlikler operasyon için
harekete geçtiler. Rusya Çeçenistan'ın elektrik, gaz,
demiryolu ve petrol boru hatlarını kapatmayı plânladığını
açıkladı. Devlet Başkanı Aslan Mashadov muhtemel bir
Rus saldırısından çekindiği için Rus hükûmetinden suçluların
yakalanması için kendisine üç gün süre tanınmasını
istedi.
Bu gelişmelerin ardından Moskova Çeçenistan'da
temsil görevini yürüten bütün memurlarını geri çekti.
Rus savaş uçakları Grozni'nin güneyinde, kente birkaç
kilometre uzaklıktaki bir bölgeyi bombaladılar. Boş bir
bölgeye düzenlenen bir gözdağı niteliğindeki bu
bombardıman Çeçenler arasında tepki yarattı. Çeçenistan
Başbakan yardımcısı Turpal Atgeriyev "Çeçenistan'da savaş isteyenler Moskova'da yeniden aktif hâle
geldiler. Bu kesim Rus ve Çeçen halklarını yeniden karşı
karşıya getirerek çıkar temin etmek istiyor"
dedi.
Rus generali Şpigun'un Grozni'de Çeçenler
tarafından kaçırılmasıyla ilgili sert bir açıklama
yapan Rusya İçişleri Bakanı Sergey Stepaşin "Çeçenistan'da
suç örgütlerinin giderek artan faaliyetlerine göz
yummayacaklarını, General Şpigun serbest bırakılmadığı
taktirde sert tedbirlere baş vuracaklarını" açıkladı.
Şura'nın başkanı Şamil Basayev ise kaçırılan
General Şpigun'un savaş suçlusu olduğunu ilân ederek,
generali kaçıran grupların onu yargılanmak üzere Şura'ya
teslim etmelerini istedi. Basayev General Şpigun'un Çeçen-Rus
savaşı sırasında kurulan toplama kamplarında Çeçenlerin
kitle hâlinde öldürülmelerinden sorumlu olduğunu iddia
etti. Bu gelişmeler yeni bir Çeçen-Rus savaşını gündeme
getirdi. Rusya’nın tehditleri karşısında Çeçenler
savaşı Rusya topraklarına yayma kararını verdiler. Üst
düzey komutanlardan Vaha Arsanov Çeçenistan
televizyonundan yaptığı bir açıklamasında "Eğer
Çeçenistan'a karşı askerî bir saldırı gerçekleştirilirse,
biz de Rusya Federasyonu topraklarında gerekli cevabı
vereceğiz. Bunu yapabilecek imkân ve kaynaklara
sahibiz" dedi.
General Şpigun'un kaçırılmasından
dolayı muhalefeti açıkça suçlayan Çeçenistan Devlet
Başkanı Aslan Mashadov, kaçırma olayının ardında Şura'nın
olduğunu ileri sürdü. Şura'nın hükûmet karşıtı
eylemlere destek verdiğini belirten Mashadov gerekirse Şamil
Basayev'in tutuklanabileceğini açıkladı. Mashadov'un bu
konuşması Basayev ile arasındaki güç mücadelesini ilk
kez fiilen açığa çıkardı.
Rus generalinin kaçırılması Çeçen-Rus
çatışmasını gündeme getirirken Çeçenistan'ı da bir
iç savaş tehlikesiyle baş başa bıraktı. Basayev'in
muhtemel bir Çeçen-Rus savaşını bütün Kafkasya'ya
yaymasından endişe eden Rusya Mashadov'a desteğini sürdürmeye
devam etti. Çeçenistan'a uygulanması plânlanan ekonomik
ablukanın Basayev'in işine yarayacağını düşünen
Rusya "terörist gruplar" olarak nitelendirdiği
kesimlere karşı nokta operasyonları yapma kararı aldı.
11 Mart 1999 tarihinde General Şpigun'un
kaçırılması sonrasında Çeçenistan'da alınacak
tedbirleri görüşmek üzere Rusya hükûmeti kabinesini
toplayan Başbakan Yevgeni Primakov, Çeçenistan'da büyük
bir savaş başlatmayacaklarını, ancak sert tedbirler
alacaklarını açıkladı.
Çeçenistan'ın gerek Rusya ile ilişkilerinde
gerekse iç siyasetinde fırtınalı günler yaşanırken,
20 Mart 1999 günü Grozni'de Çeçenistan Devlet Başkanı
Aslan Mashadov'a bir suikast düzenlenmesi bölgedeki
gerginliği artırdı. Bir konferans davetinden dönen Aslan
Mashadov'u taşıyan aracın da içinde bulunduğu konvoya
uzaktan kumandalı bir bombayla saldırıda bulunuldu.
Olayda bir kişi ölürken Mashadov yara almadan kurtuldu.
Bombanın parçaları üzerinde yapılan incelemeler şüpheleri
Ürdünlü gerilla Hattab'ın adamları üzerine çekti.
1999
Mart ayı sonlarında Çeçenistan, Azerbaycan erken üretim
petrolünü Rusya’ya taşıyan Bakü-Novorossiski petrol
boru hattını kapatarak Azerbaycan’dan Rusya’ya petrol
sevkiyatını durdurdu. Çeçenistan Devlet Başkanlığı sözcülüğü
tarafından yapılan açıklamada petrol sevkiyatının
durdurulma sebebi olarak Rusya’nın petrol boru hattından
dolayı Çeçenistan’a olan 100 milyon dolarlık borcu ödememesi
gösterildi.
1999
Haziran-Temmuz aylarında Rus birlikleri ile Çeçen
gerillalar arasında yaşanan silahlı çatışmalar Çeçenistan
yönetimi ile Rusya arasında gerginliğe yol açtı.
Moskova’ya Çeçenistan hükümetinin temsilcisi olarak
giden Çeçenistan Güvenlik Bakanı Turpal Ali
Atgeriyev’in Rusya polisi tarafından tutuklanması Çeçenistan
ile Rusya arasındaki gerilimi artırdı. Rusya’daki pek
çok temsilciliğini kapatan Çeçenistan Temmuz ayı
ortalarında Moskova’daki genel temsilciliğini de
kapatabileceğini Rus hükümetine bildirdi.
1998 yılı ortalarında Dağıstan’daki
Müslüman cemaatlerinin lideri Bahauddin Mahamedov tarafından
kurulan Dağıstan İslâm Şurası, Dağıstan Özerk
Cumhuriyeti yönetimini endişeye sevketmişti. Dağıstan
İslâm Şurası 10 Ağustos 1999’da Bağımsız Dağıstan
İslâm Devleti’nin kurulduğunu bildirerek “Asırlık
Rus İşgalinden Kurtuluş İçin Cihad” ilân etti.
Rusya’nın bölgeden askerlerini çekmesini isteyen Şura
Çeçen direnişçi Şamil Basayev ve Ürdünlü gerilla
Hattab’dan yardım istedi. Avar nüfusunun yoğun bulunduğu
Botlih’i geçici başkent yapmayı plânlayan Şura’nın
Botlih bölgesinde 2 bin civarında silâhlı savaşçısı
bulunuyordu.
1999 yılı Ağustos ayı başlarında Şamil
Basayev komutasındaki Çeçen silâhlı birliklerinin Çeçenistan-Dağıstan
sınırından Dağıstan'a geçerek sınırdaki üç köyü
işgal etmeleriyle birlikte Rus-Çeçen çatışması yeni
bir boyut kazandı. Basayev ve Hattab komutasındaki Çeçen
silâhlı grupları Çeçenistan’ın Vedeno bölgesinden
Dağıstan’ın Botlih bölgesine girerek 3 köyü ele geçirdiler.
Rusya başbakanı Sergey Stepaşin Genel Kurmay Başkanı
Anatoli Kvaşnin’den askerî müdahalede bulunmasını
istedi. Rusya Çeçenlerin Dağıstan'da işgal ettikleri bölgelere
bir operasyon düzenledi. Ancak 1994-1996 yıllarındaki
Rus-Çeçen savaşında hezimete uğrayan Rusya bu defa Çeçenlere
daha temkinli yaklaşmayı tercih etti. 8 Ağustos’ta
Yeltsin'in emriyle bölgeye giden Rusya Başbakanı Sergey
Stepaşin “Çeçen
savaşındaki hataları tekrarlamayacağız. Daha fazla Rus
askerinin ölmesine izin vermeyeceğiz” diyerek
Rusya'nın ihtiyatlı tavrını sergiledi.
Dağıstan'daki Çeçen güçlerine karşı
Rusya, İçişleri Bakanlığına bağlı özel OMON
birliklerini bölgeye gönderdi. Bu arada bölgede yaşamakta
olan Rus Kazakları da Rusya tarafından silâhlandırılmaya
başladı.
1999 Eylül ayı başlarında çatışmaların
yoğunlaştığı Dağıstan'ın Buynaks şehrinde subay
bloklarında meydana gelen bir patlamada yüze yakın kişi
öldü. Şüpheler Çeçen militanlar üzerinde yoğunlaşırken
Dağıstan İçişleri Bakanlığı 2 bin kişilik silâhlı
bir grubun daha Çeçenistan-Dağıstan sınırını geçerek,
Dağıstan'ın Novolakski bölgesinde bazı köyleri işgal
ettiğini açıkladı. Rus istihbarat kaynakları Çeçenistan'ın
güneyindeki dağlık bölgelerde mevzilenen Çeçen
birliklerinin Dağıstan'ın güneybatısındaki Sumadinski
bölgesinden Dağıstan'a girmeye hazırlandıklarını
bildirdi. Bu grubun öncelikli hedefinin Mahaçkale yakınlarındaki
Çabanmahi ve Karamahi adlı stratejik bölgede Rusların kuşatması
altında bulunan Çeçen birliklerine yardım etmek olduğunu
açıklayan Rus istihbaratı, Çeçen güçlerinin amacının
Hasavyurt şehrini ele geçirmek olduğunu belirtti.
Dağıstan'da Rus birliklerinin Çeçenler
karşısında bozguna uğraması üzerine Yeltsin Stepaşin’in
yerine Başbakan olarak atadığı Vladimir Putin ile yaptığı
bir toplantıda Rusya'nın Dağıstan'ı kaybetmek üzere
olduğunu açıklayarak "ek
tedbirler" alınacağını belirtti.
Çatışmaların sürdüğü Dağıstan'da
Çeçenler bir Rus savaş uçağını düşürürken, 9 Eylül
1999'da Moskova'da 9 katlı bir apartmanın şiddetli bir
patlamayla havaya uçması dikkatleri Kafkasya dışında
meydana gelebilecek terör hareketlerine çekti. Henüz bu
patlamanın yarattığı panik yatışmamışken, 13 Eylül'de
Moskova'da yine 9 katlı bir apartmanda meydana gelen
patlamada yüze yakın kişi öldü. Rusya polisi her iki
patlamadan da Muhit Laypanov adlı bir kişinin sorumlu olduğunu açıklarken gözler
yine bu olayların sorumlusu olarak Çeçenlere çevrildi.
Çeçen komutan Şamil Basayev bu eylemlerle kendilerinin hiçbir
ilgilerinin bulunmadığını belirtirken, Muhit Laypanov adının
bir Karaçaylı'ya ait olması Moskova'daki terör olaylarında
Karaçay'ın Rusya'dan bağımsızlığı için mücadele
eden grupların rol oynamış olabileceğini akla getirdi.
16 Eylül 1999'da Rusya'nın Volgodonsk şehrinde
bir apartmanda meydana gelen patlama üzerine Rusya
olaylardan Çeçen militanlarını sorumlu tutarak Rusya'nın
Çeçenistan ile olan sınırından yapılan geçişleri
kesmeyi plânladığını açıkladı. Bu arada Moskovski
Komsomolets adlı Rus gazetesi patlamaların ardında
Kremlin Sarayı'nın bulunabileceğini yazarak, Yeltsin'in
Duma seçimlerini ertelemek ve Kremlin’deki koltuğunu bırakmamak
için olağanüstü hâl ilân etmeye ihtiyacı olduğu
yolunda Rus basınında çıkan iddialara dikkat çekti.
Rusya'nın askerî harekâtının Dağıstan’daki
Çeçen birliklerinden Çeçenistan'a kayması çatışmaların
yayılacağını ve yeni bir Rus-Çeçen savaşının başlamak
üzere olduğunun habercisi oldu. Rus uçakları 16 Eylül'de
Çeçenistan'ın Dağıstan sınırı yakınlarındaki Nogay
Yurt bölgesini bombalamaya başladılar.
Rus birlikleri Çeçenistan’ı İnguşetya,
Kuzey Osetya ve Stavropol bölgelerinden kuşatmaya başladılar.
Bu askerlerin zırhlı ve topçu birlikleriyle desteklenmesi
Rus askerî birliklerinin Çeçenistan’a karşı ciddî
bir saldırı hazırlığı içinde olduklarını gösteriyordu.
Dağıstan-Çeçenistan sınırına 30 bin kişilik Rus
askerî gücü yerleştirildi ve Rusyanın Dağıstan’daki
asker sayısının 10 binden 55 bine çıkarılması kararlaştırıldı.
Bu arada Rusya Büyük Okyanus Donanması’ndan 4 bin kişilik
deniz özel timinin bölgeye getirileceği açıklandı.
Rusya Maliye Bakanlığı Dağıstan’a gelecek yeni askerî
araçlar için Azerbaycan’dan yakıt alınacağını
bildirirken, Rus Savunma yetkilileri Dağıstan’daki askerî
birlikler için techizatın Rusya’nın Tiraspol kentinde
bulunan askerî üsten sağlanacağını, Tiraspol’de
bulunan bomba ve roketlerin bütün Kafkasya’yı
patlatmaya yetecek miktarda olduğunu belirttiler.
23 Eylül 1999’da Rus Hava Kuvvetleri Çeçenistan’ın
Başkenti Grozni (Cohar-Kala)’deki Şeyh Mansur hava alanı
dâhil olmak üzere çeşitli hedeflere bombardıman saldırısı
düzenledi. Aslan Mashadov yönetimi Çeçenistan’ın Şamil
Basayev grubunu desteklemediğini açıklamasına rağmen,
bombardımanı sürdüren Rusya imha edilen tesislerden Dağıstan’daki
direnişçilere bilgi aktarıldığını iddia etti.
Çeçenistan’a karşı hava saldırılarını
yoğunlaştıran Rusya, Çeçenistan’daki direnişçi güçlerle
savaşmak için bölgeye “özel güç” gönderilebileceğini açıkladı. Rusya’nın Çeçen
direnişçilere karşı silâhlı müdahalesine başlangıçta
zayıf tepki veren Çeçenistan Devlet Başkanı Aslan
Mashadov Rus bombardımanının Çeçenistan üzerinde yoğunlaşması
üzerine Moskova’nın Çeçenlerle görüşme masasına
oturması gerektiğini, aksi hâlde Moskova’ya karşı
direniş tarzında değişiklik yapacaklarını bildirdi.
Rusya’nın Çeçenistan’da iç savaş çıkarmaya çalıştığını
ifade eden Mashadov, Rusya’nın Çeçenistan’da halk ve
yönetimi karşı karşıya getirerek “barış
gücü” kimliği ile Çeçenistan’a müdahale etmek
istediğini ileri sürdü.
1994-1996 yılları arasındaki Rus-Çeçen
savaşından yenilgiyle çıkan Rusya, bu savaştan ders
alarak bu kez Çeçenistan’a doğrudan kara harekâtı
uygulamak yerine önce ağır hava bombardımanları ile Çeçen
güçlerini zayıflatma taktiği uygulamaya başladı. 25
Eylül 1999’da bir açıklama yapan Rusya Hava Kuvvetleri
Komutanı Anatoli Kornukov, yumuşatma bombardımanı ile
ilgili 1700 sorti yapıldığını, bu saldırılar ile iki
bin Çeçen milisin öldürüldüğünü, 250 mevzi ile
150’nin üzerinde eğitim kampı ve üssün vurulduğunu,
60 kamyon, 20 uçaksavar, 30 köprü, 4 radar istasyonu, 250
kilometrelik dağ yolunun, stratejik sanayi tesislerinin yok
edildiğini öne sürdü.
Rus bombardımanı karşısında bölgeden
kaçmaya çalışan sivil Çeçen halkı İnguşetya sınırına
yığılmaya başladı. Eylül ayı sonlarında İnguşetya’ya
sığınan Çeçen mültecilerin sayısı 60 bini aşmıştı.
Dağıstan ve Stavropol bölgeleri Çeçen mültecileri
kesinlikle kabul etmezken, Gürcistan sınırlı sayıda mültecinin
ülkelerine girişine izin verdi.
Bu arada Moskova Çeçenistan meselesinin
görüşülmesi için Dağıstan Devlet Başkanı Muhammed
Ali Muhammedov ile Çeçenistan Devlet Başkanı Aslan
Mashadov arasında bir görüşme yapılmasını plânladı.
Bu gizli görüşme sayesinde Rusya ve Çeçenistan’ın şartlarını
masaya koymaları düşünülüyordu. Dağıstan’ın
Hasavyurt kentinde gerçekleşmesi plânlanan görüşmeyi
öğrenen Dağıstan halkı buna sert tepki gösterdi. Aynı
tepki Çeçen halkı tarafından da gösterildi ve Çeçenistan-
Dağıstan sınırını her iki taraftan kapatan halk Devlet
Başkanlarının Hasavyurt şehrindeki görüşmeye
gitmelerine engel oldular. Dağıstan halkı görüşmenin
Moskova’nın bir komplosu olduğunu belirterek, günlerdir
Çeçenistan ve Dağıstan’ı bombalayan Rusya’nın bölgeye
yönelik müdahalesine artık izin vermeyeceklerini
belirttiler. Gösteriler Moskova güdümlü Dağıstan yönetiminin
halk tarafından istenmediğini ve yönetimin halkı kontrol
altına alamadığını ortaya koydu.
Ağır hava bombardımanının ardından
Rus birlikleri 30 Eylül 1999’da Çeçenistan’ı karadan
işgale başladılar. Dağıstan’da mevzilenen Rus askerî
birlikleri Çeçenistan sınırından geçerek stratejik bölgelere
doğru yöneldiler. Rusya’nın Şamil Basayev ve ona bağlı
“İslâmcı terörist militanları” yok etmek bahanesiyle saldırdığı
Çeçenistan’ın Devlet Başkanı Aslan Mashadov Şamil
Basayev’in Çeçenistan’ın Savunma Operasyonuna başkanlık
edeceğini açıklayarak Şamil Basayev’i üç savunma
hattından birine komutan tayin etti. Araları açık olan
Basayev ile Mashadov’un Çeçenistan’ın Rusya’ya karşı
savunulması konusunda yakınlaşmaları Rusya’da kaygı
doğurdu. Rusya Başbakanı Vladimir Putin Aslan Mashadov yönetimini
tanımadığını ima etti. Putin Moskova’nın, “Seçimle
iş başına gelen Mashadov yönetimi Çeçenistan’ın meşru
yönetimidir” yolunda bugüne kadar izlediği çizgiden
ayrılarak Mashadov yönetiminin Rusya Federasyonu kanunlarına
göre seçilmediğini, dolayısıyla meşru bir yönetim
olarak Rusya tarafından tanınamayacağını ileri sürdü.
Rusya’nın bu yeni yaklaşımı Çeçenistan Rusya tarafından
ele geçirildikten sonra, Grozni’de Moskova’ya bağlı
yeni bir yönetim kurma hazırlığı içinde olduğu şeklinde
yorumlandı.
Mashadov Ekim ayı başlarında emrinde
silâhlı milisler bulunan komutanlar ve önde gelen siyaset
adamlarının birliğini ve kendisine bağlılığını sağlamak
amacıyla bir toplantı yaptı. Toplantıda “Çeçen Halkı Millî Kongresi”nin toplanması kararlaştırıldı.
Rus saldırılarına karşı Batı’nın
desteğini çekmeyi amaçlayan Mashadov Grozni’de bir basın
toplantısı düzenleyerek “Çeçenistan’a uluslar arası toplumun himayesinde bir barış gücünün
gönderilmesini talep ediyoruz” dedi. Çeçenistan’da
terör üslerinin bulunup bulunmadığını denetlemek için
uluslar arası organizasyonları, Batılı ve Rus uzmanları
Çeçenistan’a davet eden Mashadov, IMF ve uluslar arası
finans kuruluşlarından Çeçenistan’la savaşan
Rusya’ya malî yardımda bulunulmamasını istedi.
Aslan Mashadov 5 Ekim 1999’da Çeçenistan’ın
bağımsızlığının ve bütünlüğünün güvence altına
alınması gerekçesiyle Çeçenistan’da sıkıyönetim ilân
edildiğini açıkladı. Sıkıyönetim ilânının ardından
7 Ekim’de Aslan Mashadov Rusya’ya resmen savaş ilân
edildiğini duyurdu ve bölgedeki liderlere seslenerek cihad
çağrısına destek vermelerini istedi. Savaş ilânının
ardından Çeçen birlikleri yaklaşık bir aydır savunmasız
Çeçen halkına saldıran Rus birliklerine karşı saldırıya
geçtiler.
Rusya ile görüşme masasına oturmayı
teklif eden Mashadov’a Rusya Başbakanı Putin istedikleri
bazı direnişçileri teslim etmeleri durumunda Çeçenistan
yetkilileri ile görüşmelere başlayabilecekleri cevabını
verdi. Mashadov’dan Şamil Basayev ve Hattab’ı isteyen
Rusya’ya karşı Basayev’i savunan Mashadov, Rusya’nın
kimin suçlu kimin masum olduğuna karar verme hakkına
sahip olmadığını belirterek Çeçenlerin bir varolma
savaşı verdiklerini bildirdi.
Uluslar arası kamuoyunun tepkisini üzerine
çekmek istemeyen Rusya Çeçen direnişçileri “terörist”
olarak gösterebilmek için bir takım iddialar ortaya attı.
Çeçen komutanlardan Salman Raduyev’in Rusya’daki nükleer
tesislere karşı sabotaj eylemleri için 15 kişilik bir
terörist grup hazırladığını ileri süren Rusya,
Parlamentonun üst kanadı olan Federasyon Konseyi’nde Çeçenstan’da
olağanüstü hâl ilân edilmesini teklif etti. Federasyon
Konseyinin Kafkasya Cumhuriyetleri temsilcileri ise Çeçenistan’da
olağanüstü hâl ilân edilmesi kararı konusunda çekimser
kaldılar.
Yoğun hava saldırları neticesinde Terek
nehrinin kuzeyinde kalan bölgeyi kontrol altına alan Rusya
ordusu Ekim ayı ortalarında Çeçenistan’ın başkenti
Grozni’yi kuşatma altına aldı. Grozni yoğun top ateşi
ve hava bombardımanlarına tutulurken, binlerce sivil Çeçen
bu saldırılar sırasında hayatını kaybetti. Bu arada Çeçenistan’ın
ikinci büyük şehri Gudermes’e giren Rus birlikleri şehri
ele geçirdiler.
Çeçenistan’a hücumlarını artıran
Rusya Çeçenistan’daki meselenin çözümü için güç
kullanmaya devam edeceğini açıkladı. Bölgede anayasal düzeni
kurmaya kararlı olduğunu belirten Rusya hükûmeti Çeçenistan’da
savaşın devam edeceğinin işaretini verdi. Rusya Başbakanı
Vladimir Putin silâhlı Çeçen gruplar tamamen imha
edilmeden Çeçenistan meselesine siyasî bir çözüm
bulmanın mümkün olmayacağını belirtti.
Rusya’nın Geleceği Açısından
Kafkasya