Kafkasya
ya da Kafkaslar, Karadeniz ile Hazar denizi arasında uzanan,
uzunluğu 1100 kilometreyi bulan, genişliği 110-160
kilometre arasında değişen yüksek sıradağların adıdır.
Bugün
siyasî, coğrafî ya da kültürel sınırlar açısından
ele alındığında, karşımıza birbirinden farklı sınırlara
sahip birkaç Kafkasya çıkmaktadır. Coğrafyacılar
Kafkasya’yı Kuzey ve Güney olmak üzere ikiye bölmüşler,
siyaset bilimciler de bu bölünmeyi kabul ederek Kuzey
Kafkasya-Güney Kafkasya isimlerini literatüre sokmuşlardır.
Bu tarife göre Kuzey Kafkasya denildiğinde, bugün Rusya
Federasyonu sınırları içinde kalan sözde özerk Kafkas
cumhuriyetleri akla gelmektedir. Bunlar; Adige, Karaçay-Çerkes,
Kabardin-Balkar, Kuzey Oset, Çeçen, İnguş ve Dağıstan
cumhuriyetleridir. Güney Kafkasya denildiğinde ise akla
gelenler, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan cumhuriyetleri
ile Abhazya ve Güney Osetya’dır.
Asıl
bilimsel gerçek böyle değildir. Çünkü masa başında
uydurulmuş olan Kuzey Kafkasya-Güney Kafkasya isimleri o bölgenin
sosyolojik, etnolojik, antropolojik ve kültürel gerçeklerine
uymamaktadır. Gerçekte tek bir Kafkasya vardır, o da bugün
pek çok çevrelerce Kuzey Kafkasya olarak adlandırılan bölgedir.
Ancak bu sınırlandırma da eksik kalmaktadır, çünkü bugün
siyasî açıdan Gürcistan’a bağlı görünen Abhazya ve Güney
Osetya da etnik ve kültürel açıdan Kafkasya’nın bir parçasıdır
ve Kafkasya’ya dahildir. Güney Kafkasya tabiri ise tamamen
uydurmadır. Bu bölgenin literatürdeki asıl adı “Kafkas Ötesi”dir. Rusların bu bölgeye verdikleri “Zakavkaz”,
İngilizlerin verdikleri “Transcaucasus”,
Osmanlı ve Arapların verdikleri “Mavera-i
Kafkasya” adları Güney Kafkasya değil, Kafkas
Ötesi anlamına gelir.
Bu
bakımdan Kafkasya
denilince Abhazya,
Adigey, Kabardey, Karaçay-Malkar, Kuzey-Güney Osetya, Çeçen-İnguş
ve Dağıstan halkları ve bunların yaşadıkları coğrafî
bölge akla gelmelidir. Azeriler’in ve Ermeniler’in Kafkas
halklarının kültürleri ile hiçbir ortak yönleri yok
iken, Gürcüler’in de ancak Kafkas dağlarının güney
yamaçlarında yaşayan Svan ve Hevsur gibi
kabilelerinin Kafkas halkları ile etnik ve kültürel yakınlığı
vardır.
Ortak
maddî hayatın belirli tarihî şartlarının bir araya
getirdiği ve birleştirdiği insan topluluklarını
sosyolojik açıdan “toplum” kavramı altında tanımlamak
mümkündür. Bir toplum içinde ırk farklılıklarının
olması ya da aynı ırka mensup grupların kendi aralarındaki
farklılıkları ırka dayalı terimlerle ifade etmeleri görülebilmektedir.
Bugün Kafkasya’da gerek tarihî, gerekse siyasî, ekonomik
ve coğrafî şartların ortaya çıkardığı pek çok halk,
boy ya da etnik grup yaşamaktadır.
Coğrafî
faktörler Kafkasya’daki toplumsal oluşumları bir dereceye
kadar etkilemiş ve sarp dağlar, derin vadiler ve geniş düzlüklerle
bölünmüş geniş bir coğrafî sahada birbirlerinden farklı
pek çok etnik grup ortaya çıkmıştır. Ancak zamanla, göç,
kan davası, ekonomik sıkıntı, sosyal baskılar gibi
sebeplerle bu etnik gruplar arasında bir hareketlilik yaşanmış
ve pek çok fert ya da aileler, hatta soylar bir etnik gruptan
diğerine göç ederek ya da sığınarak onlara karışmış
ve o etnik gruplar arasında asimile olmuşlardır. Bu
hareketlilik Kafkasya halkları arasında etnik yönden bir
karışıma yol açarken, kültürlerin de birbirine karışmasına
ve zamanla Kafkasya’daki etnik gruplar arasında birbirine
benzer sosyo-kültürel yapıların oluşmasına sebep olmuştur.
Neticede, Kafkasya’daki farklı ırklar ve etnik gruplar
birbirleriyle karışıp kaynaşırken, ortak bir “Kafkas
Kültürü” etrafında da birleşmişlerdir.
Kafkasya
halkları arasındaki etnik karışımı ve akrabalığı
belgeleyecek olan en önemli bilgiler, bir etnik gruptan diğerine
geçmek zorunda kalıp orada asimile olarak yaşamaya devam
eden soyların varlığı ve onların etnik kökenlerine ait
hatıralardır. Yedi göbek öncesine kadar dedelerin adlarının
sayılabilmesi Kafkasya halklarının akrabalık ilişkileri açısından
son derece önemli olduğundan, bugün pek çok soyun etnik kökenine
ait bilgiler Kafkasya halkları arasında canlı bir biçimde
koruna gelmektedir.
19.
yüzyılda Kafkasya’da pek çok etnik gruba mensup soy,
ekonomik ve dinî sebepler, atalık müessesesi, kültür
akrabalığı, kültür temasları neticesinde etnik yönden
birbirleriyle karışmışlardı. Kan davası gibi sebeplerle
kendi bölgelerinden kaçmak zorunda olanlara Anzor,
Dohşuk, Kaytuk, Hatohşuk, Abay, Orusbiy, Kırımşavhal
gibi Kabardey ve Karaçay prens soyları kucak açıyor ve
onları koruyordu.
Digorya
yöresinde Osetlerle Kabardeyler arasında güçlü bir bağlılık
mevcuttu. Osetler Kabardey prenslerine vergi vermekle birlikte
aralarında akrabalık ilişkileri de kuruluyordu.
Birbirlerine kız alıp veriyorlardı.
Osetlerle
Malkarlılar arasında da etnik ilişkiler güçlüydü. 18. yüzyılda
pek çok Oset ailesi Malkar yöresine göç etmişlerdi. Bir
çok Malkar ailesi de Osetya’nın Digorya bölgesine yerleşmişlerdi.
Karaçaylılar
arasında da değişik etnik kökenlere sahip soyların sayısı
oldukça fazlaydı. Örneğin Karaçay’ın Kart Curt köyünde
Gürcü-Svan, Megrel, Abhaz, Kabardey ve Dağıstan bölgelerinden
kan davası ya da başka sebeplerle kaçıp gelerek yerleşen
pek çok soy vardı. Karaçay’ın Ogarı Mara ve Töben Mara
adlı köylerinde 1885 yılında 168 Karaçaylı aileye karşılık,
6 Abhaz, 2 Kumuk, 4 Nogay, 5 Gürcü-Svan aile yaşıyordu.
Zamanla bunlar da Karaçaylılara karıştılar.
Malkar’da
Ogarı Bashan bölgesinin prensleri olan Orusbiy sülalesinin
köylerinde, 1867 yılında yazılan belgelere göre Bızıngı,
Karaçay, Çegem, Malkar bölgelerinden gelen ailelerin yanı
sıra, Gürcistan, Adigey, Kabardey, Çeçen ve Dağıstan’dan
gelip yerleşen soylar da yaşıyordu.
Malkar
bölgesinin Köndelen köyünde yaşayan Botaş
soyu ile Terskol köyünde yaşayan Koçhar
soyu buraya Karaçay’dan gitmişlerdi. Osetlerin Kaloy soyundan 123 aile İnguşlar arasında yaşamaktaydı. Arguyan
soyu Karaçay’a Gürcü-Svanlar’dan, Aydabul
soyu Megreller’den, Karamırza
soyu ise Nogaylar’dan gelmişti.
Malkar
kökenli Baysı, Bözü,
Buday, Kuday, Kerti, Küçmez, Meçuka, Misak, Sokur, Ogurlu,
Ulbaş, Şava gibi soylar Kabardeyler arasında asimile
olarak yaşamaktaydı.
Bir
etnik gruptan diğerine geçen soylar, eski soy adlarını da
beraberlerinde getirerek yaşatırlarken, bazı soylar ise o
etnik grup arasında eski etnik kökenlerinin adıyla anılıyorlardı.
Bu gibi soylara örnek olarak Kabardeyler arasında Kumık,
Karaşey, Balkar, Kalmuk, Abaze, Kuşha soylarını, Karaçay-Malkarlılar
arasında Abaza, Abazalı, Ebze, Çerkes, Gürcü, Nogay, Nogaylı, Kabardok,
Abezek, Kumuklu, Çeçen, Türklü, Kazanlı soylarını
sayabiliriz.
Aşağıda
tespit edebildiğimiz bazı Kafkas soylarının etnik kökenleri
ile ilgili bilgiler Kafkasya halkları arasındaki etnik birleşmeyi
ve bir örgü niteliği taşıyan etnik ve sosyo-kültürel bütünleşmeyi
ortaya koymaktadır.
ABAZE
Kabardeyler’in
Abaze soyu Abaza kökenlidir.
AFAŞOK
Malkarlılar’ın
Afaşok soyu Kuban Adigelerinden Kabardey’e gelerek oradan
Malkar bölgesine yerleşen bir Adige’ye dayanır.
AHKÖBEK
Malkarlı
Ahköbek soyunun kökeni Gürcistan’dan Malkar bölgesine göç
edip yerleşen bir Gürcü’ye dayanır. Karaçay’daki Ahköbek
soyu ise Abaza kökenlidir.
ALİY
Karaçaylı
Aliy soyunun kökeni Dağıstan’dan Karaçay’a gelip yerleşen
Kumuklu bir hocaya dayanır.
APPO
Karaçay’ın
Teberdi vadisi ile Malkar’ın Holam köyünde yaşayan Appo
soyunun kökeni Kabardey’in Psıgansu köyünden kan davası
yüzünden kaçmak zorunda kalan Temirkan sülalesinden bir
Kabardey’e dayanır.
ARTABAY
Kabardeyler’in
Artabay soyunun kökeni Malkar’dan Psıgansu köyüne göç
ederek yerleşen Malkarlı Atabiy’in soyuna dayanır.
BİJO
Kabardeyler’in
Bijo soyu, kan davası neticesinde Gürcistan’dan açarak
Kabardey’e gelen ve Hetuey’e yerleşen bir Gürcü’ye
dayanmaktadır.
BORİ
Osetyalı
Ashad Bori kan davası yüzünden kaçarak Küçük Kabardey bölgesine
yerleşir ve orada Kabardey’deki Bori soyunu başlatır.
BOTA
Malkarlılar’ın
Botta soyundan bir genç Osetya’ya yerleşir ve orada Bota
soyunu başlatır. Bottalar’ın bir kısmı da Kabardey’e
göç ederek Kabardeyleşirler.
ÇEÇEN
Malkar’da
Köndelen köyünde yaşayan Çeçen soyunun kökeni bir Çeçen’e
dayanmaktadır. Bunlardan ayrılan bir kol da Kabardeyler arasında
yaşamaktadır.
ÇORA
Malkarlı
Çora soyunun kökeni Osetya’dan kaçarak Malkarlılar’a sığınan
bir Oset çobana dayanmaktadır.
DZUGUR
Kabardeyler’in
Dzugur soyunun kökeni Osetya’dan kaçarak Kabardey’in Auşiger
köyüne yerleşen bir Oset gencine dayanır.
GEUNE
Kabardeyle’in
Geune soyunun kökeni Abzehler’in Geune soyundan Baj adlı
bir Adige’ye dayanır.
GOÇİYA
Karaçaylı
Goçiya soyunun kökeni Gürcü-Svan bölgesinden bir kan
davası yüzünden Karaçay’a kaçıp sığınan Goçiya
Capriyanı adlı bir Svan’a dayanır.
GOLA
Karaçay’ın
Uçkulan bölgesine yerleşen Gola soyunun kökeni Gürcistan’ın
Megrel bölgesinden kaçıp Karaçay’a yerleşen bir aileye
dayanır.
KULİY
Kuliy
adlı bir Karaçaylı kan davası yüzünden kaçarak Malkar bölgesinde
Ogarı Çegem köyüne yerleşir ve orada kendi adıyla bir
soy ortaya çıkar. Bir süre sonra Kuliy soyundan Kaziy adlı
bir genç Kabardey’in Zayuko köyüne göç eder ve ondan da
Kabardeyler arasındaki Kuliy soyu ortaya çıkar. Bugün
Kabardey ve Malkar bölgelerinde iki ayrı etnik kimlik altında
yaşayan Kuliy soyu birbirleri arasında halen akrabalık ilişkilerini
yürütmektedir.
KUŞHA
Kabardey’de
bugün Kuşha adını taşıyan soyların kökeni üç ayrı
etnik gruba dayanmaktadır. Bunlar Karaçaylılar, Malkarlılar
ve Osetler’dir. Karaçay kökenli Kuşha soyu bugün
Kabardey’in Malka, Kamlüko, Psınodaha, Zayukova köylerinde;
Malkar kökenli Kuşha soyu Volnomaul, Kenje, Şaluşka,
Baksan, Zalukokoaje köylerinde; Oset kökenli Kuşha soyu ise
Lesken, Vtorom, Aşağı Çerek köyleri ile Urvan ve Terek
rayonlarında yaşamaktadır.
MARŞANKUL
Karaçaylı
Marşankul soyunun kökeni 19. yüzyıl ortalarında
Kabardeyler’in Marşankul sülalesinden Karaçay’a gelip
yerleşen bir Kabardey’e dayanır.
MAŞUK
Kabadeyler’in
Maşuk soyunun kökeni 19. yüzyıl başlarında Karaçay’dan
Kabardey’e gelip yerleşen Hubiy soyundan Maşuk adlı bir
Karaçaylı’ya dayanmaktadır. Karaçay’daki Hubiy’ler
ile Kabardey’deki Maşuk’lar akrabalık ilişkilerini
devam ettirmişlerdir.
MENDOH
Kabardey’in
Abayevo köyünde yaşayan Mendoh soyunun kökeni müslüman
olarak buraya yerleşen Far adlı bir Oset gencine dayanır.
OTAR
Malkarlı
Otar soyunun kökeni Gürcistan’ın Meshia bölgesinden
gelerek Ogarı Bashan’a yerleşen Gürcü-Svan prenslerinden
Otar Dadeşkeliyani’nin Caşibek ve Kalibek adlı iki oğluna
dayanır.
ŞAMAN
Karaçaylılar’ın
Şaman soyunun kökeni 1788 yılında Bjeduğlar’ın Tangaur-Han
soyunun Şaban sülalesine mensup Mahamed adlı bir gencin önce
Kabardey’e, oradan da Karaçay’a gelip yerleşmesine dayanır.
ŞANA
Kabardeyler’in
Şana soyunun kökeni Osetya’nın Alagir bölgesinden kan
davası yüzünden kaçırılan Sana adlı bir Oset çocuğuna
dayanır.
TAMBİY
Karaçaylı
Tambiy soyunun kökeni Kabardeyler’in Tambiy soyuna dayanır.
Karaçaylı ve Kabardey Tambiyler akrabalık ilişkisini yürütmektedirler.
TOHÇUK
Karaçaylı
Tohçuk soyunun kökeni Kabardeyler’in Kaytuk sülelasinin
Dohşuk (Dokşukin) soyuna dayanır. Tohçuk ve Dohşuk’lar
akrabalık ilişkisini devam ettirmektedirler.
TOKMA
Kabardeyler’in
Tokma soyunun kökeni Malkar’dan Kabardey’in Dohşukuey köyüne
gelip yerleşen Malkarlı Tokuma sülalesinden İshak adlı
bir Malkarlı’ya dayanır.
YELEY
Kabardeyler’in
Yeley soyunun kökeni Osetya’nın Lesgor köyünden
Kabardey’e göç eden Yeley soyuna dayanır.
Etnik
yapı ve etnik ilişkiler açısından Kafkasya halkları arasında
büyük ölçüde bir etnik karışım ve bütünleşme olduğu
gözlenmektedir. Bir etnik grubu diğerlerinden ayıran
biyolojik, sosyo-kültürel ve linguistik özellikler bakımından
ele alındığında Kafkasya halklarını biyolojik ve sosyo-kültürel
yönlerden birbirlerinden tamamen farklı etnik gruplar olarak
nitelendirmek mümkün değildir. Aralarındaki farklılık
linguistik özelliklere dayanmaktadır. Kafkasya halklarının
sosyal yapıları onları birbirlerinden kesin çizgilerle ayrılan
etnik gruplar biçiminde bir değerlendirmeye imkân
vermemektedir. Bu durumda Kafkasya halklarını ırklara ya da
etnik gruplara göre değil, yalnızca aralarındaki
linguistik farklılıklara göre “dil grupları” olarak sınıflandırmak
mümkündür. Bunun dışında, Kafkasya halkları her yönden
birbirleri ile karışmış ve akraba topluluklar haline gelmişlerdir.
Ancak aralarındaki dil farklılığı etnik ayrımcılığı
güçlendirmektedir.
Kafkasya
halkları ırk ve etnik özellikler bakımından birbirleriyle
tamamen karışmalarına rağmen, “etnosantrizm” ve etnik
grup bilinci aralarındaki birleşme ve bütünleşmeyi zorlaştırmaktadır.
Bu
durumu etnisitenin subjektif yönü açısından değerlendirmek
gerekir. Subjektif etnik özellik, doğal ve tarihî yönden
grup gururu ve kimliğinin devamlı olması kuralına dayanır.
Bunlara karşı baskı oluştuğunda bir savunma mekanizması
ortaya çıkar.
Etnik gruplar arasındaki çatışma
genellikle siyasî ve ekonomik sebeplere dayanan etnik rekabet
sonucunda ortaya çıkmakta ve düşmanlığa dönüşmektedir.
Kafkasya halkları arasında yüzyıllar boyunca süre gelen
etnik çatışma ve savaşların kökeninde de siyasî ve
ekonomik sebepler yatmaktadır. Otlaklar, yaylalar, hayvan sürüleri
için yüzyıllar boyunca birbirleri ile çatışan küçük
boy ve kabileler, ortak düşmanlarına karşı bir güç oluşturabilmek
amacıyla güçlerini birleştirerek daha büyük kabileler
haline gelmişlerdir. Birleşen boy ve kabileler arasındaki
sosyal dayanışma fert ve grupları bir millî kimliği kabul
etmeleri konusunda yönlendirmiştir. Böylece çeşitli dil
grupları etrafında birleşen çeşitli Kafkas kabile ve
toplumları ortaya çıkmıştır.
Sosyolojik
veriler Kafkasya halklarının etnik ve sosyo-kültürel açıdan
birbirleriyle karışarak bir kültür birliğine vardıklarını
göstermektedir. Ancak aralarındaki dil farklılığı bir
“Millî Kimlik” yerine geçmekte ve aynı soydan geldiği
halde bugün iki farklı etnik grup arasında yaşamakta olan
iki Kafkasyalı bile birbirlerini farklı milletlerden
saymaktadır. Bu da aralarındaki birleşmeyi zorlaştırmaktadır.